suat güven - yılanlı yazı olunca rüyası da var
aklıma geldi ve yazıyorum. köylerde akşamları en büyük telaş köyün ahyvan sürüleri otlaktan getirilir ve köyün çine salınır. bazı hayvanlar evin yolunu bulur bazıları ise avare olmayı sever. en yakın bağa bostana kaçarlar. niza çıkamasın diye onları toplamak lazım ve görev de evin çocuklarınındır. akşam olduğunda hayvanlar gelmemişse kabaht çocukta bulunur ve dayağı yer. neyse bunu anlatma sebebim aşağıda anlatacağım iki rüyadır.
yılanlı olanı
bundan 3 yıl önce bir rüya görmüştüm. rüyada köydeymişiz. akşam vakti olmuş inekler köye salınmış. bizim bir uysal inak varmış ahıragireceğine birden bire kaçıyor ben peşinde o son hız kaçışmakta. etrafta bakanların da gayreti yetersiz kalıyor ve ineğimiz köyün dışına yarım metre boy vermiş çimenlik bir alana vardığında birden yılana dönüşüyor. ben onun yılanlı haline bakmadan eve döndermeye çalışırken birden dehşet verir bir hal karşısında kalıyorum. çimenler arasında boyu bir metre daha uzun daha kısa bir sürü yılan aniden pusudan çıkmış gibi saldırıya geçiyorlar. önce karşı koymak istiyorum sonra bunun faydasız olduğunu ve kaçmak lazım geldiğini düşünerek kaçıyorum. yılanlar çık hızlı takipte önlerinde insan adına ne varsa kaçışıyorlar. bize yetişmeleri an meselesiyken biz bir yerde takipten vaz geçiyorlar. arazi çoraklaşmış ve görebildiğimiz yüksekçe taşalrın üzerinde seke seke kaçıyoruz. ama taşalrın bazıların bildiğimiz dikili taş. bu arada taşlara da bakmayı ihmal etmiyorum. taşların üzerinde tarih öncesi tarihi devirlerin adları tarihi devirlerin adları yazılıyormuş. hatırladığım kadarıyla üzerineson bastığı dikili taşın üzerinde ortaçağ yazılıydı.
ertesi gün bu rüyayı birine sordum yorumlaması için. dinledi dinledi sonra Suat kardeş biliyormusun bazı rüyalar yorumlanmasa daha iyi olur. onlar orada asılı kalır. ve daha başka sözler.
bu rüyayı hiç aklımdan çıkarmayarak ülkemin meselelerini değerlendirdim. gün gün vakit be vakit. ne 7 şubat olmuştu ne şu ne bu. bize korku salan o yılan sürüsü neydi neden bizi çimenliğin bitimine kadar takip edip orada durmuşlardı. neydi o taşlar? mesela o ortaçağ yazılı taş. sonra İnek neydi? Ve o abi neden yorumlamadı? ben bu yazıyı okuyunca yazsam iyi olur dedim.
ikinci rüya
oğlum görmüş
sabah namazından sonra. ” baba diyor rüya sen doğuda büyük komutanlardan biriymişsin. cephede ruslar ermenilerle yapılan savaşta çok başarılıymışsın. ama bir chp li peyda oluyor sana bir deli raporu uyduruyor kabul ettiriyor ve sen görevden alınıyorsun. askerlerin başı boş kalmış ne yapacakalrını bilemez bir şekilde savaşıyorlar ve yeniliyorlar. sen hayıflanıyorsun. ben olsaydım şöyle yapardım böyle yapardım, diyorsun ama nafile. bölge ermenilerin eline geçmiş oluyor.”
baba yorumu nedir? tarihçiyim ve akşam muhabbetlerimiz mi etkiledi bilemem. çaresiz kayıt

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder