Powered By Blogger

30 Kasım 2013 Cumartesi

Ahmet Akgündüz hocaya sorular - itaat mı? ittihad mı? bitirilmeye rıza mı?

Ahmet akgündüz hoca  bu günkü (30  11 2013 tarihli) yazısında cemaatten mutlak itaati istemiyorsa, ki örneklerde bu da var, yapılacak açıklamanın adı şudur; bir hizmet grubu var ve hizmetini ilim yoluyla yayıyor; ancak kurumları bir bir kapatılmakta ve kurumlardan geçen kişiler fişlenmekte. Malumu ilam cinsinden bu fişlemelerin beraberinde hizmet erbabının yaptığı her faaliyet, atak dince sakıt sayılaktadır.

Bir  çevre de ısrarla bunun din ve vicdan zeminini oluşturmaktadır. Biri diyebilirki; "benim yolum bu ve islam dünyasının kalkınmasının kalkınmasını bu yolda görüyorm. Bu çaba için faaliyet gösterecem ve yetişen insanlar da pek tabiidir ki Türkiye'de ve dünyada bulundukları yerlerin özel ya da devlet kurumlarında iş bulacak. Bu kişilerin yetişme zemini beslenem kaynakları da onların bazı konu ve mselelerde ortak fikirde olmalarını netice verecektir. Mesela nur kaynaklarından beselenen kesim dünyanın neresinde olursa olsun olay ve olgulara benzer tepkiler verirler. Burada bir devletin siyasi yapısını yıkma amaçlı siyasi çaba yoksa düşünce makbul olmalıdır. Aslında burada birine engel olma da yok, hadizatında.

Diğer bir grup da kalkınma ve değişmeyi siyasi zeminde görmektedir. Ona göre sistemleşir ve toplumsal zeminde yer arar. Pek tabidir ki rey isteyeceği kesimlerden biri bu ilim erbabının meşru zeminidir. Rey ister ve o insanlardan rey isteyenlerin istedikleri olmakta ama icraatları için de teminat vermektedirler. Mesela deselerki, biz İslam anlayışı dışına çıkmayacağız -İslam kanunları demiyorum- ve kayırmacılık vs yapmayacağız. Sonra bu tarz arızalar çıktığında rey verenler ikaz yapınca fitne görülürlerse, ardından hemen siyasi ringe davet edilirlerse; hatta bununla da kalınmayarak şakşakçı bir kesimin marifatiyle şahsiyet karalamalarına da maruz kalırlarsa ne  olur? Mesela ısrarla bu desteğini esirgememiş kesim hakkında israiliyet ve nasraniyat edebiyatı gırla gidi yorsa yine de mutlak itaat istenir mi?

Devam edelim 

Şimdi bunula da kalınmamakta o hizmet erbabının yolunu daraltma girişimleri de cabası. Neden bunu yapıyorsunuz denildiğinde önce inkar sonra ülke menfaatleri için yapmayalım mı?, cevaplamaları .. bir ileri aşamasında yapıyorsak kötü mü oluyor yolunda  iyi temenni fetvaları istenilmekte. müşahas yoluyla siyasi kesim yakınları yurt, kurs okul, akla ne gelirse her kurumla arzı endam ediyorlar. Sonra da topluma onlar kötü yeni kurumlar iyidir yönlendirmeleri bu şakşakçı kesim tarafından yapılmakta.

Şimdi değerli hocam düşünceleriniz imbikten geçmiş çileli  hayatın örgüleridir. bu kesin kanatim. Ancak bu mutlak itaat istemeler dışında elinde siyaset topuzu olan kardeşlerimize denilemez mi siz elinizde bu topuzu taşıdığınız müddetçe başka kulvarlara girmemelisiniz? Mesela diyebilir misiniz? Deyin bakalım cevap sizin de mensubu olduğunuz bir nur camiasını içine alır şekilde eleştirel olmaycaksa ve de siyaset dışındaki dallar da bu arada kesilecekse tamamdır. hakkınız var.

28 Kasım   TARAF GAZETESİ nin  sürmanşetine yorum

Başbakan 2004 te H. Çelik'i yanıma çağırdım bu dershaneler meselesini bitirin diye emir verdim, dediği idaa ediliyor. Yani mesele eğitim reformu değilmiş 2004 planıymış. Bu bakımdan da belge başbakanı yalancı çıkarmıyor. O günlerde emri verdiğini söylüyor.

Mesele yanlışsa yani 2004 belgesi yanlışsa bu gün dershaneler konusunu tartışmak da olmamalı. Doğruysa demek ki denk düşmüş. O zaman dershaneleri savunmak belgeye karşı çıkmak demek olduğu gibi dershanelerini kapanamsını savunmak belgeyi doğralamk olacağından belge imzacılarına "neden ama ?", demek ya da dememek olabilir.


Selam eder saygıyla ellerinişzden öperim



Hiç yorum yok: