Powered By Blogger

23 Kasım 2013 Cumartesi

AĞANIN MERCİMEĞİ - BİR FIKRA

 AĞANIN MERCİMEĞİ- BİR FIKRA

Zamanın birinde anlı şanlı bir ağa varmış. Biricik kızı ve köyün zamparası. Derken zampara kızı kandırır ve ağanın arazisinde gezmeye çıkarlar. Adımlar ağır aksak onları ağanın mercimek tarlasının yanına getirtir. Bu arada sohbet de ileler ve ikisi çimenliğe otururlar. Kız saf çocuk bildiğiniz gibi. Tam iş tehlikeli vaziyetlere gelecekken her nasılsa ağanın yolu da oraya düşmüş ve manzara ağayı çıldırtmışşş. Eh ağa bu sinerlenir ve çocuğun üzerine küfürler ederek hamle yapar. Çocuk da elpençe duracak değilya o tabanı yağlar ve kaçmaya başlar. Ağa arkada çocuk önde. Ağa mesafenin açıldığını görür, çaresiz bir şekilde gelenden geçenden yardım istemeye başlar.
"yakalayın o namusuzu".
Biri çocuğu tam yakalar . bakar ki çocuğun beti benzi atmış acır ve kaçmasının sebebini de sorar.
"Ağadan niye kaçıyorsun?"
Çocuk
"ya biz tarlanın kenarında ağanın kızıyla ..."
Adam hemen çocuğun ağzını kapatır ve tarladan bir tutam mercimek alır ona şu öğüdü verir;
"Bundan sonra bir seni yakaladığında sen dersin ki ağa beni elimdeki mercimekler için kovuyor. "

Çocuk artık kendini her durdurana bunu söyler ve hem salı verilir hem de ağa ayıplanır.
Ağa en sonunda dayanamaz şöyle der;
"Ben de biliyorum mesele mercimek meselesi değil. amma her kes öyle bilsin"
Not: Bu konunun dershaneler meselesiye uzaktan yakından ilgisi yoktur. Sadece ağa sınıfını sevmediğim için anlattım.

Hiç yorum yok: