Powered By Blogger

21 Ekim 2013 Pazartesi

milli görüş tabanı

milli görüş tabanı osmanlı medereselerinin yani istanbul müslümanlığının saltanatçı olan halkının devamıdır. devamında beslenme kaynakları olan medreseler kapatılınca uzun süreli sözlü islam bilgileriyle idare ettiler. onlar da dinin daha çok muamelatla ilgili kısmıydı. muamelattan itikada ait olan kısımlar ebu suud’dan beriye gelemediği ve avrupa inkarcılığını devam ettiren cumhuriyet inkarcılığı karşısında ise kapı ve pencereleri “küfre girmişler” genel değerlendirmesiyle kapatmışlar. ne sebebini merak etmişler ne de sorulan kıcık sorulara cevap verecek takati kendilerinde bulmuşlar. mevcudu muhafaza tek yol görünmüş. bu hali nakşilik anlayışı korusa da gettonun dışına çıkanları koruyamadıkları da malumunuz. babam hacıydı, annem şöyleydi böyleydi değerlendirmeleri getto çıkışlıların sözleridir. diğer taraftan tarihler ilerledikçe dünyadaki gelişmeler paralelinde mısır ve irandan haberdar olunan bu kesim iki tecrübeyi de kuşkulu bakışlardan hemen sonra kabul ettiler. sebebi ise ikisinde de derin akaid ve çağın suallerine mukni cevapalr yerine radikal ve birliktelikçi islamı savunmalarıdır. iki anlayışa göre de” iktidara gelenler bizi bu hale getirdi iktidara gelirsek biz de düzeltiriz” ucuzculuğudur. erbakan çizgisi öncesi tartışılan veya erbakanla birlikte hızla ivme kazanan bu düşünce zaman içinde mısırdan ileri ama irandan geri fikri zeminini de oluşturdu. iran’ın şii başkaldırılışı bu harekete ilham kaynağı olmaktan gecikmedi ve türkiye şartlarına kopyalama girişimleri hama katliamına kadar sorgusuz sualsiz devam etti. 1990 lı yıllarda ise kürt hareketi başlayınca milliyetçi duygularla beraber osmanlıcı çizgi hatırlandı ve iran sempatizanlığı yerini kuşkuculuğa bıraktı. ama iran bu süre içinde türkiyede taban bulmuştu zaten. üstelik devlet eliyle hizbullah da devreye girince taban hem kemikleşti hem de islam dünyasının müslüman kardeşi olan iran için çekirdek grup görevini de gördü. beşir atlaylar falan bu dönemin en verimli mahsülleridir, denilebilir. diğer taraftan devletin Güneydoğu meselesinden bir çıkmaza girmesi islam kardeşliğini pekiştirdiğinden ve merkeze de refah çizgisi yerleştirildiğinden irancı çizgi bu düşünce içine istediği gibi girip çıktı. savunulan fikirlerin karışık adresli olmasının sebebi de budur. bu zamana kadar nur hareketi ve süleymancı hareket ise mesafeli çizgi ile dışarıdan devşirilen fikirlere iltifat etmediler. erbakancı çizgiyi ya sert ya da mahçup eleştiri de hem bunun hem de kendi tabanlarına sır konularını açıklayamamanın mahçupluğunu da yaşadılar. 2000li yıllar ise erbakancı çizginin anap ve dyp den devşirdiği kişilerin milli görüş tabanında çatırdamalarıa sebep olan doku uyuşmazlıkları ve beraberinde ayrışmaları gösterdi. işte bu dönem nur hareketinin acabalarla ayrışan milli görüş çizgisine -anap ve dyp çizgisinin referansları da etkili oldu.- yaklaştı. ama milli görüş çizgisi yeniden hortladı.

Hiç yorum yok: