zaman yazarı ali ünal’dan israil ve iranın üç silahı yazısından
bir parça “İran’ın silahları, sadece retorikteki ABD ve İsrail
karşıtlığından ibaret değil. İran’ın üç önemli silahı daha var: Muta,
humus ve takiyye. Muta, ne yazık ki, gayr-ı meşrû cinsel münasebete
giydirilen bir meşruluk kılıfı. Humus, (Sünnî) İslâm’da madenler gibi
yerden çıkarılan maddelerden verilen zekât ve harp ganimetlerinden Allah
Rasûlü’nün, devlet başkanının hissesine düşen 5’te 1’lik miktarı ifade
ediyor. Fakat Şiîlikteki humusun kapsamı çok daha geniş. Bir zaman,
Türkiye’yi darü’l-harp gören bazıları, bundan dolayı, sanki devlet,
çalışarak elde ettiği özel geliri olan bir şahısmış ve onun malı aslında
bütün kamunun malı değilmiş gibi, devlet malından almayı helâl
addederdi. Humus da, bunun gibi, pek çok yolsuzluğa, devlet ve kamu
malını kullanmada farklı davranmalara gerekçe oluşturabiliyor. Takıyyeye
gelince: Şiîlik’te takıyye bir esastır; İmam Cafer Sadık Hazretleri’ne
atfen, “Takıyyesi olmayanın dini yoktur.” inancı hakimdir. Takıyye öyle
kullanılır ki, meselâ Hz. Ali Efendimiz’in ilk üç halife hazretlerine
biatı, Hz. Ömer’e kızını vermesi, oğullarından ikisinin isminin Ömer ve
Osman, birisinin künyesinin Ebu Bekir olması, muta için haramdır demesi,
hep takıyyeye hamledilir. Dolayısıyla takıyye, yalanın, aldatmanın,
Kur’an’da şiddetle men edilen, söylenenin tersinin yapılması ve
yapılanın tersinin söylenmesinin hem de dinen gerekli kılıfıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder